Marmelat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Marmelat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

KUŞBURNU / ROSEHiP


Kuşburnu, bilimsel adıyla Rosa Canina, Avrupa, Kuzey Afrika, Batı Asya'da yetişen ve gülgiller ailesinden bir bitkidir. Ilıman iklimde yetişen ve bitkisel tedavi için kullanılan kuşburnu genelde çay olarak tüketilir. Kuşburnu gül ailesine aittir. Avusturya-Macaristan'da geleneksel tatlıların ham maddesidir. Reçel, şurup, marmelat ve ekmek yapımında kullanılır. Kuşburnu kış aylarının genel sorunu olan gribal iltihaplara ve boğaz ağrısına karşı da bire birdir. Kuşburnu meyvesi Türkiye'nin her yerinde yetişebilme özelliğine sahiptir. Kuşburnunun ülkemizde en yaygın tüketim şekli çayının demlenmesidir. Kuşburnu hemen hemen her aktardan rahatlıkla temin edilebilecek bir üründür. Kuşburnu halk arasında "yabangülü", "it gülü", "gül elması", "yiric" olarak da bilinir.

Antioksidan yapısıyla öne çıkan kuşburnunu doğru demlediğinizde ve kararında tükettiğinizde sağlığınıza birçok faydasını görmeniz mümkün. Aynı zamanda kuşburnu A, C, E ve B5 vitaminleri yönünden zengindir.

Kuşburnunun içinde birçok antioksidan çeşidinin bulunması da vücuttaki iltihabı temizlemeye yardımcı olur ve stresi azaltır.

Kuşburnu Yağı Nedir?

Kuşburnunun faydalarından birisi de yaşlanma karşıtı olarak etkili olmasıdır. Kuşburnu çekirdeğinden çıkarılan kuşburnu yağı, kozmetik ürünlerinde anti aging bir madde olarak kullanılır.

Kuşburnunun Faydaları ve Zararları Nelerdir?

Kuşburnu birçok faydasıyla adeta şifalı bitki özelliği gösterir. Kuşburnunun faydaklarını şu şekilde listeleyebiliriz:

Faydaları:

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Kanseri engeller. İçinde bulunan polifinel, kanserli hücre sayısını azaltır ve vücutta tümör oluşumunu engeller. Sağlıklı hücreleri kanserli hücrelere dönüştürerek zarar verebilen serbest radikallere karşı güçlü bir koruyucu olan kuşburnu, içeriğindeki güçlü antioksidanlarla kanser hücrelerinin büyüme ve gelişmesini de engelliyor.

Doğal şeker içerir, kandaki glukoz oranını dengeler. Dolayısıyla diyabet hastaları raharlıkla tüketebilirler.

Kanın pıhtılaşmasına yardımcı olur.

Kansızlığı önler. Demir eksikliğinden kaynaklanan kansızlığa engel olur. Ülkemizde özellikle kadınlarda ve çocuklarda demir eksikliğine bağlı kansızlık çok yaygın bir sorun. Gıdalarla alınan demirin serbest hale geçerek vücutta kullanılmasına yardımcı olur. Bu sayede demir eksikliğine bağlı oluşan kansızlığı önler.

C vitamin bakımından zengindir, yüksek antiokdsidan içerir ve kan basıncını düzenler. Yüksek tansiyon riskini düşürür.

Vücuttaki toksinleri idrar yoluyla atarak bağırsak ve midedeki zararlı bakteri sayısını azaltır. Bu şekilde organların sağlıklı çalışmasını desteklemiş olur.

Kabızlığı engeller. İçinde bulunan pectin ve laktasin maddeleri bağırsaklardaki parazitleri azaltarak ishal görevi görür.

Ağrı kesici etkisi vardır.

Kuşburnu çayı, güçlü bir yatıştırıcı olduğundan kronik uykusuzluğa iyi gelir. Aynı zamanda stresin olumsuz etkilerini de azaltır.

Uyumadan önce tüketilirse daha sağlıklı ve dinlenmiş kalkılmasını sağlar.

Vücutta kireçlenmeyi önler. Yapılan araştırmalarda kuşburnunun kireçlenmeyi önlediği anlaşılmıştır. Kireçlenme özellikle 60 yaşın üzerindeki erkek ve kadınların %10'undan fazlasında görülen bir rahatsızlıktır. Bazı çalışmalarda, kuşburnunun kireçlenme ağrılarını da azaltmada etkili olduğu görüldü.

Eklem iltihabını hafifletir.

Kemikleri güçlendirir.

İştahı açar.

Beyin fonksiyonlarını güçlendirir.

Kuşburnu tüketilirken dikkat edilmesi gereken hususlar:

Şeker hastaları doktorlarına danışmadan kuşburnunu tüketmemelidirler.

Bağışıklık sistemleri alerjilere karşı hassas olanların da uzmanlarca tüketmemesi önerilir.

Aşırı tüketimi böbrek taşı oluşmasına sebep olur.

Sürekli tüketilirse kusma ve benzeri mide hastalıklarına yol açabilir.

Tromboz, tromboflebit, toplardamar iltihabı gibi hastalıkları olanlar kullanırken çok dikkatli olmalıdırlar.

Hamilelik sürecinde kullanılmadan önce doktora danışılması önemli ve gereklidir.
Kuşburnu Bağırsakları Çalıştırır Mı?

Ülkemizde her mevsim yetişebilen kuşburnu, kabızlık şikayeti çekenler için doğal bir şifa kaynağı niteliğindedir. Birçok hastalığa fayda sağlayan kuşburnunun içeriğindeki pektin, laktasif etkiye gösterir. Yani bağırsakların fazla çalışmasından ötürü ortaya çıkacak ishal benzeri etki oluşturmasına sebep olur. Bu sayede düzenli tüketildiğinde kabızlığı giderir ve sindirimi kolaylaştırır. Bağırsak parazitlerini düşmesini sağlar.

Kuşburnunun yağ yakma üzerinde etkili olduğu da incelenmiştir.
32 kişide yapılan 12 haftalık bir çalışmada, her gün 100 mg kuşburnu tableti almanın karın yağını önemli ölçüde azaltığı gözlemlendi. Araştırmacılar bu etkiye kuşburnunda bulunan güçlü bir antioksidan olan tilirosidenin yol açtığını düşünüyor.

Ayrıca kuşbunu kolesterolü düşürerek kalp sağlığına da iyi gelmektedir.

Kuşburnu Çayı İçmek Neden Yararlı?

Günde iki fincan kuşburnu çayı içmek bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ayrıca kuşbunu çayı kabızlık şikayeti çekenler için doğal bir şifa kaynağı. Birçok hastalığa fayda sağlayan kuşburnunun içeriğindeki pektin, laktasif etkiye sahip. Yani bağırsakların fazla çalışmasından ötürü ortaya çıkacak ishal benzeri etki oluşturuyor. Böylece düzenli tüketildiğinde kabızlığı gideriyor ve sindirimi kolaylaştırıyor.

ERİK / PLUM


Eriğin sağlığımıza olan faydaları arasında; hazımsızlıktan kurtulma, grip enfeksiyonu ve kaygı ile ilgili sorunlar yer alır. Eriğin antioksidan gücü osteoporoz, maküler dejenerasyon, kanser, diyabet ve obezite gibi hastalıkların tedavisinde önemli rol oynar. Erik, sağlıklı kolesterol, kardiyovasküler sağlık, bilişsel sağlık, bağışıklık sistemi gücü, hücresel sağlık, elektrolit dengesi, sinir sistemi ve cilt bakımı ve kanın pıhtılaşmasına da yardımcı olur.

Erik, çeşitli sağlık yararlarının yanı sıra son derece besleyicidir. Bazı kronik hastalıkların riskini azaltmaya yardımcı olabilecek lif ve antioksidanlar ile birlikte birçok vitamin ve mineral içerirler. Erikleri taze veya kurutulmuş olarak tüketebilirsiniz. Kurutulmuş erik veya kuru erik, kabızlık ve osteoporoz da dahil olmak üzere çeşitli sağlık koşullarını iyileştirdiği bilinmektedir.

Eriğin Faydaları

Sindirimi artırmaya yardımcı olabilir.

Erikler, iyi bir diyet lifi ve ayrıca sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olan sorbitol ve isatin gibi bileşenlerin kaynağıdır. Bu iki bileşen, bağırsaklardaki sıvıların salgılanmasını ve atıkların verimli bir şekilde atılımını teşvik eden müshil bir etkiye sahiptir. Kabızlığı olan insanlar için kuru eriğin en iyi ilaçlardan biri olduğu bilinmektedir.

Göz sağlığı için mükemmel.

Erikler, göz sağlığını korumak ve yaşa bağlı maküler dejenerasyonu ve kataraktı önlemek için faydalı olduğu bilinen C vitamini ve beta-karoten içerir. Aslında erikler, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerine karşı koruma sağlayan karotenoidler, lutein ve zeaksantinden oluşur.

Bağışıklığı arttırır.

Yüksek C vitamini içeriği bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine yardımcı olabilir. Bu vitamin vücudun enfeksiyonlara ve iltihaplanmalara karşı direncinden sorumludur.

Kan dolaşımını iyileştirir.

Erikler, vücuttaki demiri absorbe etme kabiliyetine sahip K vitamini ve potasyum içerir. Erik, kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda yardımcı olan yeterli seviyede demir ve bakır içerir, ayrıca kanın arındırılmasına ve sağlıklı bir kan dolaşımına yardımcı olur.

Elektrolit dengesini korur.

Eriklerde bulunan yüksek potasyum miktarı, vücuttaki hücrelerin ve dokuların verimli çalışması için gerekli olan elektrolit görevi görür. Ayrıca, bunları düzenli olarak tüketmek, vücuttaki kas kasılmalarını iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Antioksidanlar açısından zengin.

Erikler, vücuttaki serbest radikallerin neden olduğu zararları önlemeye yardımcı olan yüksek miktarda antioksidan içerir. İçlerinde bulunan fenoller, nöronları ve hücre zarlarını oksidatif stresin neden olduğu yaralanmalara karşı korur.

Cilt dostu

Diğer antioksidanlarla birlikte eriklerde bulunan C vitamini cildin parlak, genç ve ışıltılı kalmasına yardımcı olur.

 Yeşil Erik

Yazın yaklaşmasıyla birlikte yeşil erik de manavlarda yerini almaya başladı. Adını her duyduğumuzda ağzımızı sulan yeşil eriğin vücuda sağladığı faydalar saymakla bitmiyor. Tam bir C vitamini deposu olan erik kalsiyum açısından da zengin olduğu için birçok hastalığa iyi geliyor.

Yeşil erik, gülgiller familyasından olan, içerisinde bulunan lif, C, A, ve K vitamini, sodyum gibi insan sağlığına iyi gelecek vitamin ve mineralleri barındıran bir ekşi meyvedir. Eriğin 100 gramı yaklaşık 47 kaloridir. Eriği çoğu zaman tuzlayarak yiyoruz. Ancak eriği tuzlayarak yemek vücutta ödem oluşmasına neden olduğu için sade tüketmek daha faydalı. İşte yeşil eriğin 11 faydası...

1-Yeşil erik organik asit içeriği yüksek olan bir meyve. Tüm bu organik asitler vücudun alkali tutulmasına yardımcı olur.

2-Sitrik asit vücuttaki laktik asidi etkisiz hale getirebilir, bu sayede yorgunluğu önler.

3-Yoğurt, ayran, peynir gibi süt ürünleri ile tüketilmesi halinde kalsiyum emilimini artırır, diş ve kemik sağlığını destekler.

4-Yumurta, et, balık, hindi gibi protein ağırlıklı besinlerle birlikte tüketildiğinde bu besinlerin asit etkisini azaltır ve nötralizasyonu destekler. Bu sayede metabolizma da destekleneceğinden kilo verme süreçlerini olumlu etkiler.

5-Uygun bir kalsiyum/fosfor oranına sahip. Üstelik kalsiyum emilimini artıran maddeler de içerdiği için; çocuk ve yaşlı beslenmesinde yer alması gereken örnek bir besin.

6-Çözünebilir lif açısından zengin bir besin. Bu sayede hem sindirimi kolaylaştırır hem de kabızlık problemini önlemeye ve çözmeye yardımcı olur.

7-Düzenli kütür kütür yeşil erik yemek diş etlerini güçlendirir.

8-Demir emilimini artırır ve kansızlığı önler. Özellikle kırmızı et ve yumurta tüketimi sonrasında meyve olarak erik tercih edilerek demir biyoyararlılığı artırılabilir.

9-Yüksek C vitamini içeriği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir.

10-Anti-aging etkisi vardır, yaşlanmayı önler ve cildi yeniler. İçerdiği fitoflavonoidler ve vitaminler bağ doku yenilenmesi hızlandırırlar. Bu sayede kilo verme süreçlerini destekler ve daha sıkı bir vücut için yardımcı olur.

11-Kan şekeri düzenlenmesine yardımcıdır ve muz, kivi, incir gibi kan şekerini hızla yükseltmez. Bu sayede kilo vermeyi destekler. Ara öğünler için ideal bir meyve.

TURUNÇ

Turunç

Turunç kendiliğinden yetişen 2 – 2,5 metre boyunda her mevsimde yaprağı yeşil kalabilen turunçgiller ailesinin atasıdır.Sağlam kökleri, dikenli dalları ve çok çatallı tacı ile diğer portakal ve aile bireylerinden ayırt edilebilir.Portakal ve limon turunç ağacının aşılanması ile dönüştürüldüğü için turunç ağacı, turunçgillerin atası sayılır.

Turunç meyvesi olgunlaşmadan önce koyu yeşil renk iken; olgunlaştığında canlı parlak bir turuncu renk kazanıp tıpkı portakala benzemeye başlar. Turunç meyvesinin portakaldan farkı kalın kabuğudur. Kabuğu diğer turunçgillere oranla da daha kalın ve pürüzlüdür. Görünümü ile portakaldan ayırt edilemese bile ele alındığında farkı anlaşılır. Tadı da portakalda daha kekremsi ve acımtıraktır.

Turunçgiller familyasından gelen ve Akdeniz ikliminin hakim olduğu her yerde yetişebilen turunç, portakala benzeyen bir meyve türüdür. Şekil olarak portakala benzese de tat olarak portakalın aksine ekşi ve acımtırak tada sahiptir. Acı tadı nedeniyle halk arasında acı portakal, ekşi portakal ve sevil portakal olarak bilinir.

Turunç nasıl kullanılır?

Turunç meyvesinin çiçekleri ve kabuk kısmı farklı şekillerde tüketilir. Olgunlaşmamış meyvelerin kabuklarından uçucu turunç yağı elde edilir. Mart ve ekim ayları arasında toplanan çiçeklerinden ise esans yapılır. Turunç yağı ve esansı parfüm sanayinde, sabun yapımında kullanılır ve gıda tatlandırıcılarına katılır.

Mutfakta ise oldukça geniş bir kullanım alanına sahip olan turunç meyvesinin kabukları ve etli kısmı birbirinden ayrılarak tüketilir. Sarı dış kabukları beyaz süngerimsi iç kabuktan ayrılarak kurutulur ve dış kabuk kısmından şurup yapılır. Turunç kabuklarından çay demlenir ve kaynatılan turunç suyundan turunç ekşisi hazırlanır.

Mutfakta limona alternatif olarak kullanılan turunç meyvesi salatalara eklenir. Hoş kokusu sayesinde ev yapımı dondurmalara konan meyve keklere ve tatlılara da katılır. Turunç tıpkı kumkuat meyvesi gibi çiğ olarak tüketilebilir veya turunç meyvesinden reçel ve marmelat yapılabilir.

Turunç Meyvesinin, Çiçeğinin, Kabuğunun Faydaları

Turunç meyvesinin kabuğu, çay yapılarak içilirse iştah açar ve susuzluğu giderir. İştah açarken aynı zamanda vücuda kuvvet ve enerji verir.

Turunç yaprağı veya çiçeği çay halinde içilmesi durumunda tok tutucu ve yağ yakıcı özeliğe sahiptir.
Turunç çayı ve turunç suyu iştah açar, insanı serinletir ve susuzluğu giderir. Turunç suyu sinirleri yatıştırır, çarpıntıyı önler. Sinir ve stres dolayısıyla oluşan heyecanı, üzüntüyü, çarpıntıyı ve sıkıntıyı gidermeye yardımcı olur.

Turunç yaprağı, çiğnenerek tüketildiğinde ağız kokusuna iyi gelirken turunç çekirdeği ya da turunç meyvesinden hazırlanan turunç suyu yılan, akrep gibi böcek sokmalarına karşı panzehir olarak kullanılır.

Ekşi turunç meyvesinden yapılan şurup mide yanmalarına iyi gelir ve mideyi temizler. Turunç şurubu aynı zamanda hazmı kolaylaştırma özelliğine sahiptir.  Turunç meyvesi, mideyi kuvvetlendirici etkiye sahiptir. Şerbeti veya suyu içilirse mideyi temizler ve özellikle kusma, bulantı, safra gibi durumlara karşı iyileştirici etki taşır. Ayrıca meyvesi çay olarak hazırlanıp tüketildiğinde sindirimi kolaylaştırır.

Turunç kabuğunun iç kısmı, kanın temizlenmesini sağlar ve kalbi kuvvetlendirir. Özellikle çarpıntı gibi durumlara karşı geleneksel tıpta başvurulan meyve, kalp ritmini düzenlemeye yardımcıdır.
Sinirleri azaltıcı etkiye sahip olan turunç, yatıştırıcı etki gösterir ve rahatlama sağlar. Üzüntü ve sıkıntıyı gidermede kullanılır. Özellikle stres kaynaklı depresyonda etkili bir besindir.

Tansiyonu dengelerken aynı zamanda kan şekerini düşürmek de turunç meyvesi faydaları arasında yer alır. Kan şekerini düşürmesine rağmen şeker hastaları tarafından dengeli ve doğru kullanılması büyük önem taşır.

Turunç doğru oranda kullanıldığında şeker hastalığına karşı faydalıdır.
Turunç çekirdeğinden yapılan merhem, böcek sokmalarına karşı kullanılır ve zehirlenmenin olduğu bölgedeki ağrıyı azaltarak ağrılı bölgede rahatlama sağlar.

Turunç meyvesinin yan etkileri nelerdir?

Turunç suyu nefes darlığı çeken hastalara tavsiye edilmez. Fazla tüketilmesi halinde böbreklere de zarar verebilen turunç meyvesi, doktora danışılarak tüketilmelidir. Kesin olmamakla birlikte kafeinle birlikte tüketilen turunç meyvesinin kalp ritmini bozduğu düşünülmektedir. Turunç çiçeğinden elde edilen yağın yüksek oranlarda kullanılması halinde ise baş ağrısını ve migren ağrısını arttıracağı bilinmektedir.

FRENK YEMİŞİ / HİNT İNCİRİ


Ege ve Doğu Akdeniz bölgelerinde kendiliğinden doğada yetişen şifa deposu Frenk Yemişi, dikenli incir bir diğer adıyla Hint inciri, son yıllarda sosyal medyanın da etkisiyle daha fazla bilinir hale geldi. Üzerinde çok sayıda diken bulunan Hint inciri, tatlı ve suludur. Yenilebilir. Ancak, yerken kabuk kısmı soyulup çıkarılır.

Genellikle Frenk Yemişi, dikenli armut, dikenli incir veya Hint inciri olarak bilinen Opuntia humifusa, doğu Kuzey Amerika’nın bazı bölgelerinde bulunan Opuntia cinsinin bir kaktüsüdür. 5–10 cm uzunluğunda, kırmızı, sarı, turuncu renklerde kabuğu vardır.

Kendiliğinden doğada yetişen bir kaktüs türünün meyvesi olan dikenli incir halk arasında, Hint inciri, Frenk Yemişi, Mısır inciri, Babutsa, Kilis inciri, Pabuç inciri, Kaynanadili ve Kürek Yemişi gibi yöresel isimlerle de anılıyor. Türlü zahmetlerle kaktüs türü bitkiden toplandıktan sonra seyyar satıcıların buz içerisinde beklettiği dikenli incirler ilgi görüyor.

Frenk yemişi meyvesi, çekirdeği ve kabuğu vitamin, mineral, aminoasit, yağ ve diğer faydalı maddelerce zengindir. Bu özellikleri ile günümüzde çok farklı alanlarda kullanılmaktadır. Taze meyveleri gıda olarak tüketilebildiği gibi meyve suyu, alkolsüz içecek, reçel ve marmelat yapımında kullanılır. Potasyum, magnezyum, fosfor, sodyum, antosiyanin, antioksidan içeriğiyle sağlık açısından çok sayıda faydaları olduğu bilinmektedir. Yapılan araştırmalarda frenk yemişi çiçek ve meyvesinden elde edilen maddelerin kan şekeri ve kolesterolü düşürücü etkileri ortaya çıkmıştır.

Frenk Yemişinin Kullanım Alanları

Frenk yemişi dünyada geniş bir kullanım alanına sahiptir. Meyveleri taze olarak çoğu ülkeye ithal edilerek tüketilir. Japonya, Amerika ve Avrupa ülkeleri önemli ithalatçılar arasındadır. Kaktüsün yaprakları dünyanın bazı ülkelerinde yemeklerin yapımında kullanılır. Özellikle Afrika ve Meksika'da bazı yöresel yemeklerin ana malzemesini oluşturmaktadır. Frenk yemişinin meyvesinden ayrıca marmelat, reçel ve meyve suyu gibi gıda ürünleri yapılır.

Frenk yemişinin kaktüsü önemli bir hayvan yemidir. Yaprakları büyük baş hayvanların besin maddesi olarak kullanılır. Ayrıca kaktüs bitkisi doğadaki birçok kuş ve hayvana sığınak görevi görmektedir.

Bitkinin yaprakları ve meyveleri sağlık endüstrisinde ilaç yapımında kullanılır. Kolesterol düşürücü, şeker hastalığına karşı yapılan bazı ilaçların içeriğinde, kozmetoloji alanında ise çeşitli kremler ve sabunların üretiminde yer alıyor.

Frenk Yemişi Nasıl Yenilir

Frenk yemişi dikenli bir bitkidir. Üstelik dikenleri gözle görülmeyecek kadar ince olduğundan battığında çıkarması da hiç kolay değil. Öyle hiç adına incir denildiğine bakmayın, meyveyi dalından koparıp elma armut gibi yemeği aklınızdan bile geçirmeyin.

Kaktüsün meyvesini toplamaya kararlıysanız öncelikle ellerinize varsa bahçe eldiveni yoksa kalın plastik eldiven geçirmeniz gerekir. Daha sonra maşa yardımıyla meyveleri koparıp bir kovaya ya da derince bir kaba doldurun ve üzerine su dökün. Maşa yardımıyla meyvelere vurarak dikenlerinin dökülmesini sağlayın. Suyunu değiştirip işlemi birkaç kez tekrarladıktan sonra meyveyi çatal yardımıyla alıp tabağa koyabilirsiniz. Kabuğuna bıçakla ince çizikler atarak soyduktan sonra meyveyi soğutup tüketebilirsiniz.

Frenk Yemişinin Faydaları

Frenk yemişi düşük kalorili ama tok tutucu bir meyvedir. Bu özelliği ile diyet yapanların beslenme listesinde yer alabilir. 100 gram meyvede 16 kalori bulunur.

Doğal vitamin ve mineral deposudur. İçeriğinde kalsiyum, C vitamini, magnezyum, A vitamini, diyet lifleri, potasyum ve K vitamini bol miktarda bulunur. B6 vitamini, demir, riboflavin, niacin, çinko, fosfor da meyvesinde bulunan diğer faydalı maddelerdendir.

Frenk yemişi meyvesi ve diğer bölümleri üzerinde son yıllarda çok sayıda araştırma yapılmıştır. Yapılan araştırmalarda çiçeklerinin ve meyvelerinin kan şekerini ve kolesterolü düşürdüğü ortaya çıkarılmıştır. Bu özelliklerinden dolayı frenk yemişi başta Sicilya olmak üzere bazı ülkelerde ilaçların içeriğinde kullanılmaktadır. Sicilya halkı tarafından ayrıca çiçeklerinden demlenen çayın böbrek sorunlarında içildiği bilinmektedir.

Amerikan yerlileri eski dönemlerden beri yanık tedavisinde frenk yemişi suyunu kullanmışlardır. Meksika halk tıbbında ise kaktüsün meyvesi şeker hastalığı tedavisinde uzun bir geçmişe sahiptir. İltihaplanma, ülser ve diyabet tedavisinde ve benzeri alanlarda kullanımı ve farmakolojik etkileri belgelenmiştir. Ancak bu kullanımları destekleyen klinik bilgiler sınırlıdır.

Frenk yemişinin kan şekerini düşürücü etkisi vardır. İçinde bulunan lif, kan şekerini düşürücü etkilerden sorumlu ana bileşendir ve gıdalarda karbonhidratların emilimini geciktirir.

Kaktüsün meyveleri sindirim sistemine faydalıdır. Meyvenin kabızlığı giderici ve sindirimi rahatlatıcı etkilerinin olduğu bilinmektedir. Yapılan araştırmalarda frenk yemişi meyvesinden elde edilen konsantre suyun farelerde ülser oluşumuna karşı koruyucu olduğu ortaya çıkarılmıştır.

İnsanlar üzerinde yapılan bir takım araştırmalar frenk yemişinin antidiyabetik özellikleri olduğunu ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca frenk yemişi tüketiminin glikoz bağımlılığında önemli bir azalmaya neden olduğu bulunmuştur.

Zengin C vitamini kaynağı olması nedeniyle yaz aylarında terlemeyle ortaya çıkan halsizliklere iyi gelen frenk yemişinin yorgunluğu giderip vücudu zinde tuttuğu bilinmektedir. İçeriğinde bol miktarda C vitamini barındıran dikenli incir bu özellikleri ile güçlü bir antioksidan etkisi yaratıyor. Cildi güzelleştirme özelliği ile dikkat çeken dikenli incir kırışıklar ile savaşmada da oldukça etkili bir meyve. Araştırmacılara göre dikenli incir cilt güzelliğine olan etkisinde aloe veradan daha etkili bile olabiliyor.Dikenli incirin özellikle göz altı şişlikleri için kullanımı yaygın.

Mucize meyve dikenli incirin, stresten şeker hastalığına, yorgunluktan kolesterole kadar pek çok rahatsızlığına iyi geldiği söyleniyor.

Halk arasında frenk yemişinin cinsel gücü artırdığına inanılmaktadır. Afrodizyak etkisi bulunan Hint inciri, bu özelliği sayesinde bazı bölgelerde cinsel gücü arttıran ilaç olarak kullanılıyor. Düzenli olarak tüketildiğinde özel hayatınız üzerinde olumlu etkilerini göreceksiniz. Ayrıca ciltteki kırışıklıkların giderilmesine katkı sağlıyor.

Bağırsak fonksiyonlarını düzenleyerek sindirim sistemine katkı sağlıyor. Günde 2-3 adet tüketildiğinde bağırsak fonksiyonlarını düzenleyen dikenli incir sindirim sistemi üzerinde de oldukça şifalı bir meyve türü olarak karşımıza çıkıyor. İbn-i Sina'nın en faydalı meyve türlerinden birisi olarak gördüğü dikenli incir özellikle yaz aylarında görülen yorgunluk ve halsizliğe iyi geliyor.

Frenk yemişinin bilinen önemli bir yan etkisinin olmamasına rağmen aşırı tüketiminin mide bağırsak sistemine olumsuz etkileri olabileceğinden günlük tüketimi 1-2 meyve ile sınırlandırılmalıdır.

KAMKAT / KUMQUAT


KAMKAT MEYVESİ ŞİFA KAYNAĞI

Bir narenciye çeşidi olan kamkatın bilinmeyen faydalarını açıklıyoruz

Kabuğuyla birlikte yenilen tek narenciye çeşidi olan kamkat, sağlık açısından oldukça faydalı bir besindir, 'Özellikle tansiyon ve kolesterol düşürmede birebirdir'

Kamkat portakal, mandalina ve limon familyasından olan bir meyvedir,
Kabuğuyla birlikte tüketin.

"Meyve grubundan olsa da kabuğu ile tüketmeniz daha önemlidir. Kokusu hepimizin sevdiği bergamotunu andırmaktadır. Özellikle tatlı ihtiyacını bastıran meyvelerden biridir.

C vitamini içeriği yüksek olan kamkat güçlü bir antioksidandır. Bağışıklık sistemini güçlendirmesi nedeni ile hastalıklara karşı vücudunuzu koruyucu etkisi bulunmaktadır.

Hastalıklara karşı direnç sağlar

Kabuğu ile birlikte tüketilmesi enfeksiyonlara karşı vücudunuzun güçsüz kalmasını ve hasta olmanızı engeller. A vitamini içeriğinin yüksek olmasının yanı sıra B1, B2 ve B3 vitamini içeriği de yüksektir. Bu vitaminlerin yüksek olmasının sinir sisteminizin düzenli çalışmasına katkısı vardır.

Kalsiyum içeriği yüksek olan kamkat, kemik ve diş sağlığı içinde önemli bir meyvedir. Yüksek kolesterolü olan kişiler için düzenli tüketilmesi önerilir. Bu şekilde kolesterolünüzde uzun süreli düşüşler yaşarsınız. Aynı şekilde tansiyon problemi olan bireyler için de tüketilmelidir.

Değişik bir aroması olması nedeni ile reçel ve marmelat olarak tüketilebilir. Ayrıca meyve suyu ve sos olarak da tüketilmektedir. Kabuğu ile birlikte salatalarınıza da doğraya bilirsiniz."

KIZILCIK / KiREN / CRANBERRY

Uyku problemi olanlar ve böbreğinde taş olanlar mutlaka denemeli.. Kızılcık meyvesi (kiren) Hava karardıktan sonra beyinde salgılanan melatonin adlı hormonun yaşam ritmini arttırdığına dikkat çeken uzmanlar bu hormon eksikliğini yaşayan kişilerin melatonin ilaç takviyesi yapabileceğini kaydetti. İşte uzmanların dilinden kızılcık meyvesinin faydaları: "Melatonin ilaçlarının bir çoğu kızılcıktan yapılır.

Uyku sorunları olan kişiler gece yatmadan önce bir bardak kızılcık suyu içmelidir. Kan pıhtılaşmasını düzenler. Kızılcık kabuğu ateş düşürücü ve güçlü bir ishal kesicidir. Özellikle idrar yolu enfeksiyonu geçiren bayanların bu sorununa yardımcı olur. İdrardaki asit miktarını arttırır, böbrek taşlarının tedavisinde kullanılır. İdrardaki ağır kokuları da giderir."

Kızılcık: 5-6 metre yüksekliğinde, çalı şeklinde sarı çiçekli bir ağaç olan kızılcık ağacının kırmızı renkli ve oval meyvesi C vitamini açısından çok zengindir. Kızılcığın Faydaları: Mideye kuvvet verir. Vücut direncini arttırır. Bağırsak yaralarına iyi gelir. Gazı önler. Ağız yaralarını giderir. Mikrop öldürücüdür. İltihaplanmayı önler ve
alerjileri azaltır. Ateş düşürücü etkisi ile özellikle menopozda faydalıdır. Kanın pıhtılaşmasını sağlar. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Kızılcık ağacının kabukları ishali kesmeye yardımcı olurken, meyveleri ise ishal yapıcıdır. Kızılcık nasıl kullanılır? Kızılcığın kabukları ve meyvesi kullanılır. Yaprağı ezilip yaraya sürülürse iyileşmesine yardımcı olur. Meyvelerinde kızılcık reçeli, hoşafı ve kompostosu yapılır. Kızılcık suyu uykusuzluğa iyi gelir. Kızılcık şurubu vücuda kuvvet verir. Kızılcık ağacının kabukları kaynatılarak etkili bir ateş düşürücü elde edilir.

Ayrıca, Kabukları toz haline getirilip yaraların üzerine mikrop öldürücü olarak serpilebilir. Kızılcık son zamanlarda kanserle savaşmada en etkili gıda olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuru ya da taze olarak tüketebileceğiniz kızılcık sağlığımız için en yararlı besinlerden birisidir. Şeker içermesine rağmen kızılcık diyabet hastalarının öğünlerine eklenebilecek en faydalı meyvedir. Kanserle savaşmada en etkili besin domates olarak bilinir; fakat kızılcık da bu listede üst sıralarda yer almaktadır.

 Kızılcık Meyvesinin Faydaları
1-Kızılcık, kanser hücrelerinin büyümesini engelleyen antioksidan özellik taşır.
2-Kızılcık suyu mide kanserine neden olan pylori bakterilerini yok eder.
3-Kızılcık suyundaki esanslar göğüs kanserini engeller.
4-Kızılcık ayrıca kolesterole ve kalp rahatsızlıklarına iyi gelir.
5-Diş ve diş eti ilgili rahatsızlıkların ortaya çıkmasını önler.


Kızılcık suyunun 10 faydası
Kızılcık diğer meyve sebzeler gibi antioksidan kapasitesi yüksektir. ABD ve Kanada'da büyük bir ticaret ürünüdür. Ülkemizde de tüketilen kızılcığın suyunun faydaları ise son derece fazladır. Genellikle suyla seyreltilerek tüketilir. Kızılcık suyu vitamin C, K, B6 ve E yönünden zengindir, kalsiyum, magnezyum, demir, mangenez ve potasyum da barındırır. İşte kızılcık suyunun faydaları;
1. Tümöre Karşı Savaşır
Tümöre karşı savaşmanın çok basit ve başarılı yolu, kızılcık suyudur. Bu küçük meyveler, kanserojenlerin büyümesini ve yayılmasını durdurmak için yardımcı olabilecek, polifenoller adı verilen antioksidan bileşikler içerir.

AYVA / QUİNCE


Ayvanın faydaları ve zararları nelerdir? Ayva neden tüketilmelidir?Ayva
Faydaları saymakla bitmeyen ayvanın oldukça çeşitli şekillerde tüketmemiz mümkün. Çiğ olarak tüketildiğinde bir çok faydası bulunan ayva yapraklarıyla da şifa kaynağı. Tatlılarda ve yemeklerde kullanma imkanı sunan ayvanın faydaları saymakla bitmiyor. Ayvayla ilgili merak edilenler ve nasıl tüketebiliriz sorusunun cevabı haberimizin detaylarında.
Soğuk havaların gelmesiyle bağışıklık sistemimizi güçlendirmemiz gerek. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ayvanın faydaları arasında baş sırayı çekiyor. Tok tutma özelliğiyle de bilinen ayva diyet liselerinin de vazgeçilmezi oluyor. Saçlardan mideye bağışıklık sistemimizden cildimize varana kadar vücudumuz için tam bir şifa deposu olan ayvanın faydalarına bir bakalım.Ayva nedir?
Yapısı itibariyle sert bir meyve olan ayva, yetiştiği iklimin şartlarına göre yumuşaklık gösterebilir. Daha sıcak iklimlerde yetişen ayvaların daha yumuşak olduğu görülmektedir. Çok eski uygarlıklar döneminde yetiştirilmeye başlanmış olan Ayva, geçmiştin bu güne çok sevilen ve tüketilen meyveler arasındadır. Bu noktada ayvanın geçmişi yaklaşık 4000 yıl öncesine dayanmaktadır.

Ayvanın çeşitleri nelerdir?
Ayva, yöresel farklılıktan dolayı oldukça fazla çeşite sahiptir. Limon ve misket ayvaları en çok bilinen ayva çeşitidir. Ege bölgesi ayva yetiştirme konusunda en üst sıralarda yer alır. Ülkemizde ise en çok yetiştirilen ayva çeşidi eşme, limon ve ekmek ayvasıdır. eşme ayvası Marmara bölgesinde yetişen bir ayva çeşididir. Sulu ve mayhoş bir tadı vardır.
Bardak ayvası: Ülkemizde Kocaeli tarafında yetişir. Sulu ve mayhoş tadı vardır.
Ekmek ayvası: Ekmek ayvasının altında başka tür ayvalarda mevcuttur. Ekmek ayvası oldukça iri ve gösterişlidir.
Demir ayvası: Genellikle yeşilimtırak sarı bir renge sahip olan bu ayva çok sıkı bir yapıya sahip oluğu için demir adını almıştır.
Şekergevrek: Sap kısmına doğru daralan bir şekli vardır. Kabuğu ince, sulu ve diğerleri gibi mayhoş bir tadı vardır.
Limon ayvası: En sık rastlanan türdür. Eylül ayının sonlarına doğru olgunlaşmaya başlar.
Eşme ayvası: Genellikle Marmara bölgesinde yetişir. Orta büyüklükte ve yuvarlak şekle sahiptir.

Ayvanın faydaları nelerdir?
- Vücudu virüslere karşı korur.
- Saçları uzatır.
- Zayıflamaya yardımcı olur.
- Cildi gençleştirir.
- Antioksidan içeriği kanser riskini azaltır.
- Sindirimi kolaylaştırır.
- Kalp damar sağlığını korur.
- Bağırsak hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.
- Kansızlığa iyi gelir.
- Kötü nefes kokusunu engellemeye yardımcı olur.
- Vücut gelişimini destekler.
- Bulantı ve kusmayı gidermede yardımcıdır.
- Stres kaynaklı beyin yorgunluğunu giderir.
- Damar sertliği oluşmasını engeller.
- Burun kanamalarını keser.
- Varisleri giderir.

Ayva yaprağının faydaları
Ayva yaprağı demlenip çay olarak kullanıldığında en az ayva meyvesi kadar faydaları vardır. Bir çok hastalığın tedavisinde kullanılır.

KANSERE KABUKLU KORUMA

Bereketin simgesi nar sağlığa sağlık katıyor. Kurutularak tüketilecek kabuğu ise meme, prostat, yemek borusu ve cilt kanserine karşı koruyor.

Kış meyvesi nar hem kokusu hem de tadı ile şifa veriyor. Faydaları saymakla bitmeyen narın kabuğu da her derde deva oluyor. Nar kabuğu özellikle kanser hastalığıyla mücadele ediyor. "Narın içini yedikten sonra dışını kesinlikle atmayın" diyen uzmanlar, kabuğunda bulunan değerli bileşiklerin önemli olduğunu ve hastalıklara karşı koruduğuna dikkat çekiyor. Bağışıklık sistemini güçlendiren narın aynı zamanda kalbe de iyi geldiğini vurgulayan uzmanlar, damar tıkanıklıklarını geriletme ve tansiyon düşürücü etkilerinin olduğunu da ifade ediyor.

Ülkemizde de bol bol yetişen narın kabuğunun hemen hemen hiç tüketilmediğine dikkat çekilirken, Çin'de son yıllarda yapılan araştırmalar, narın kabuğunun, suyuna göre daha fazla oranda değerli bileşikler içerdiğini gösteriyor.

Nar kabuğu içinde bulunan 'ellagik asit', başta meme kanseri olmak üzere hemen hemen tüm kanser türlerini hem önleyici hem de iyileştirici faydalar sağlıyor. Öte yandan yapılan araştırmalar, nar kabuğunun kötü huylu kolesterolü azalttığını, beta hücrelerini artırarak diyabet, kalp-damar hastalarına da iyi geldiğini gösterdi. Uzmanlar, "Nar kabuğundaki antioksidan, kanser düşmanıdır. Çalışmalar meme, yemek borusu, cilt, bağırsak, prostat ve pankreas kanserlerini önlediğini göstermiştir" diyor.

SUPER MEYVE NORVEÇ BÖĞÜRTLENİ

Sonbahar aylarının grip ya da nezlenin en fazla yaygınlaştığı dönem olduğuna dikkat çeken uzmanlar, insanların, geçiş dönemi olan sonbaharda vücudunu soğuk kış aylarına hazırlaması gerektiğini ifade ediyorlar. İnsan vücudunun sebzeden meyveye, etten süte, kuru baklagillerden yağa ve ekmeğe kadar bütün besin gruplarına ihtiyacı bulunduğunu, ancak, içinde bulunduğumuz sonbahar aylarında bazı gıdalara daha fazla önem verilmesi gerektiğine işaret ediyorlar. Uzmanlar, soğuk havalarda tüketilmesi şart olan gıdaların başında antioksidan özelliği ile öne çıkan, vitamin ve mineral açısından zengin meyveleri öneriyorlar.

Süper Meyveler Soğuk Havalarda Sağlığımızı Koruyor. Bizi Güzelleştiriyor!

Devir, süper meyvelerin devri; besin değeri yüksek ve antioksidan açısından çok zengin olan bu meyveler sağlığımızı koruyor, bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiriyor, bizi güzelleştiriyor, daha zinde hissetmemizi sağlıyor. İç hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya sağlık ve güzelliğin doğal kaynağı  “Süper Meyveler” için  “Sağlığımıza ve güzelliğimize özen gösterdikçe  sağlıklı bir geleceğin temeli olan sebze ve meyveler, organik gıdalar tartışmasızca hayatımızda yerini alıyor.” diyor ve “Süper Meyveler” ile ilgili bilgi veriyor. 

Günümüzde süper meyvelerin kanıtlanmış koruma özellikleri,  kullanım ve uygulamadaki çok yönlülükleri bu meyveleri, sağlıklı ve dengeli yaşam tarzının vazgeçilmezi haline getiriyor. Harika aromalarının ve dokularının yanı sıra, etkileyici vitamin ve antioksidan içerikleri sayesinde, besin değerinin yanı sıra kozmetik ürünlerde de önemli faydalar sunuyorlar.


Norveç böğürtleni, nar, acai çileği, papaya, çarkıfelek başlıca süper meyvelerdendir.  Bu süper meyveler, serbest radikalleri nötralize eden en yaygın iki antioksidan olan C ve E Vitamin ile doludur.  Böğürtlen gibi taneli meyveler bu meyvelere koyu kırmızı rengini veren aşırı güçlü bir antioksidan olan antosiyanin deposudur.  Ayrıca,  yüksek vitamin, mineral ve bileşim seviyesi bu meyvelere ‘süper meyve’ özelliğini kazandırır.

Örneğin çok kuvvetli bir antioksidan olan Norveç Böğürtleni, özellikle C vitamini bakımından oldukça zengindir.  Ayrıca kalsiyum, magnezyum ve benzoik asit bakımından oldukça kuvvetlidir. Norveç Böğürtleni, çok güçlü bir süper meyvedir; İskandinavya, Sibirya ve Alaska’nın kutup bölgelerindeki sert topraklarda yetişen yabani bir böğürtlendir. Kehribar-altın renkli Norveç süper meyvesi, sıcaklığın -40’C’ye kadar düştüğü ekstrem kış koşullarında bile tazeliğini korur. Norveç böğürtleni içeren bakım kremleri cildi en zor koşullarda bile besler, nemlendirir ve antioksidan etkilidir.

Hasat zamanı kısa sürdüğü ve iklim şartları zor olan bölgelerde hasadı da zor olduğu için Norveç böğürtleni, dünyanın en nadir bulunan ve en pahalı böğürtlen çeşitlerinden biridir.  Değeri, nadir bulunması ve altın sarısı rengi nedeniyle "İskandinav Altını" olarak adlandırılıyor.

ELMA / APPLE



Kanı ve böbrekleri temizler, Cilde parlaklık ve güzellik verir, Soğuk algınlığı ve öksürüğe iyi gelir, Kolesterolü düşürür, Sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder, Baş ağrısına iyi gelir, Yüksek tansiyonu düşürür, Kan şekerini kontrol altında tutar, Romatizma ve gut hastalığına iyi gelir, Uykusuzluğa iyi gelir, Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar; (1 adet Elma=63 kalori)


Elma: Sulak yerlerde yetişir. Amasya ilinde çok ünlüdür. Baş ağrısına iyi gelir, kan şekerini kontrol altında tutar, bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Armut ile birlikte yenilirse kabızlığı çözer. İçeriğinde B3 vitamini, karbonhidrat, potasyum, lif ve pektin bulunur.


Gerçek doğal elma suyundan bahsediyoruz, öncelikle altını çizmek isterim… Ağız buruşturan hanımlar beyler inanın bana elma suyunun pek çok faydası var insan sağlığı açısından ve ben de bu ara pek çok meyveden yardım aldığım için bugün elmaya bakıyordum, bulduklarımı da paylaşmak istedim… Enerji verir, kalbi korur aynı zamanda içinde Kalbi koruyan flavonoidlerden bol miktarda bulunur. Portakal suyunda bulunan C vitamininin üçte biri elma suyunda da bulunur. Elma suyunda enerjinin yavaş bir şekilde açığa çıkmasını sağlayan fraktoz şekerinden bolca bulunur.

%100 Elma Suyu içmek için 10 sebep

Aç karnına içilen bir bardak elma suyu kanı temizler toksinlerin atılmasına yardımcı olur.

Uykudan önce içilirse rahatlatır ve uykuya geçişi kolaylaştırır.
Mide bulantısını engeller sindirimi kolaylaştırır.
Gastritten kaynaklanan yanmaları hafifletir.
Bağırsakları çalıştırır ve yumuşatır.
Enerji verir, zinde hissettirir.
Cildi güzelleştirir ve genç kalmasını sağlar.
Rejim yapanların tatlı yeme arzusunu giderir.
Kalbi güçlendirir.


Kan şekerini kontrol altında tutan elma suyu, kolesterolü düşürür.

ANANAS / PiNEAPPLE

Bakteri ve parazitlerle savaşmaya yarar, Sindirimi kolaylaştırır, İltihaplanma riskini azaltmada ve yaraların hızla iyileşmesini sağlamada etkilidir. (1 kalın dilim Ananas=43 kalori)

İçeriğinde A ve C vitamini ile potasyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfor bulunur. Bakteri ve parazitlerle savaşmakta çok etkili bir meyvedir. İltihaplanma riskini azaltır. Yaraların hızla iyileşmesini sağlar.


Ananas, tropik lezzeti ile herkesin sevdiği farklı bir meyvedir. Vücudumuza faydaları saymakla bitmeyen ananas, özellikle diyet yapanların kahvaltılarına eşlik eden, tatlı krizlerini bastıran, C vitamini deposu bir besindir. Ananas ayrıca bromelain bakımından zengindir. Bu madde, proteinin faydalarından yararlanmaya yardımcı olan bir enzimdir. Bromelain kanser hücreleri ile, fluoroürasil-S'den daha iyi savaşır. Floroürasil-S son zamanlarda kanseri tedavi etmek için kullanılan maddedir. Bu bakımdan ananasın kanser hücreleri ile savaşan muhteşem bir besin olduğunu söyleyebiliriz. İşte anasın faydaları ve ananas hakkında bilinmesi gerekenler...

ANANASIN FAYDALARI

Ananas Serbest Radikalleri Önler: Ananas çok zengin bir antioksidan kaynağıdır. Bu serbest radikaller kanser ve kalp hastalıklarına neden olurlar. Antioksidan özelliği sayesinde vücutta dolaşan serbest radikalleri önler ve hücrelerin yenilenmesine yardımcı olurlar.

Ananas Soğuk Algınlıklarına İyi Gelir: Ananas bol miktarda C vitamini ve bromelain içerdiğinden dolayı mikrobik enfeksiyonlara karşı çok etkilidir. Bunun yanında ilaç tedavilerine yardımcı olur, özellikle öksürüğe karşı etkilidir.

Güçlü Kemikler İçin Ananas: Zengin miktarda içerdiği manganez, kemik ve bağ dokularını kuvvetlendirir. Günlük bir fincan ananas tüketimi vücudumuza ortalama %73 manganez sağlar.

Sağlıklı Dişler İçin Ananas: Ananasın diş sağlığı için de önemli bir besin maddesi olduğu bilinmektedir. İçerdiği zengin besin kaynaklarıyla diş minelerini güçlendirir ve çürümeyi önler.

Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta): Makula Dejenerasyonu bir göz problemidir. Genelde yaşlanmayla ve sigara kullanımına bağlı olarak ortaya çıkar. Ananasın içerdiği zengin miktardaki beta karoten bu sorunun çözülmesine önemli ölçüde yardımcı olur ve göz sağlığını korur.

Sinüzit, Boğaz Ağrısı, Gut ve Şişkinliklere İyi Gelir: Ananas özellikle sinüziti önleyen bromelain maddesi açısından çok zengin bir meyvedir. Bu madde yardımıyla sinüzitin tedavisinde etkilidir. Bunun yanında gut, boğaz ağrısı ve şişliklere iyi gelir.

Ananas Kanserden Korur: Kanser hastalıklarına neden olan serbest radikalleri engellediğini söylemiştik ama bununla yetinmez ayrıca hücreleri, kanser hücrelerine karşı kuvvetlendirir ve hasar gören hücreleri tedavi eder.


Ananas Kalp Sağlığını Korur: Kalp sağlığı için en önemli gıdalar arasındadır. Kalp sağlığını tehdit eden serbest radikallere engel olması yanında kolesterol seviyesini düzenler. Antioksidan özelliğinden dolayı damar hastalıklarından da korur.


Bağışıklık Sistemini Kuvvetlendirir: Ananas içerdiği bol miktarda C vitamini yardımıyla bağışıklık sisteminin en önemli destekçilerinden bir tanesidir. Bağışıklık sistemini güçlendirerek genel anlamda bütün organların sağlıklı bir şekilde görevlerini yerine getirmesine yardımcı olur.


Ananas Sindirim Sistemine Faydalıdır: Genel anlamda diyet lifleri içeren bütün besinler sindirim sistemi sağlığına ciddi anlamda katkı sağlarlar. Ananas da bol miktarda diyet lifi içermektedir, bunun yanında sindirim sisteminin fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirmesi ve olası hastalıklardan korunması için, Bromelian ve C vitamine ile ayrıca destek olur.


Bronşit Hastalığına İyi Gelir: Birçok özelliği dışında ananas anti-inflamatuar özellikleri ile bilinir. Genellikle bronşit hastalığı yüzünden ortaya çıkan bronş iltihabını azaltmaya katkı sağlar.


Hipertansiyonu Önler: Hipertansiyon problemlerinin çözümüne yardımcı olur. Genelde hipertansiyon hastaları için ananas diyeti önerilmektedir. Potasyumu yüksek miktarda olan ananas aynı zamanda kan basıncının dengelenmesine yardımcı olur.


Bağırsak kurtlarını Döker: Ananas bir sindirim enzimi olan bromelain içermektedir. Bu özelliğinden dolayı bazı bağırsak kurdu ve parazitlerini dökmede önemli rol oynar.


Cilt Sağlığı İçin Ananas: Günlük olarak tüketilen bir miktar ananas birçok hastalıktan korunmanın yanında cilt sağlığımız açısından da çok önemlidir. İçerdiği besinler yardımıyla ve antioksidan özelliği ile deride meydana gelen enfeksiyonları önler. Akne problemine karşı etkilidir. Cildi güçlendirici özelliği vardır. Zengin C vitamini içerdiği için cildin yaşlanmasını geciktirir. Hücrelerin ve dokuların yenilenmesini sağlar. Özellikle göz kenarlarındaki sorunlar için bir miktar ananas suyunu 10 dakika boyunca bu kısıma uygulayabilirsiniz. Ayrıca çatlaklar ve kuruma için faydalıdır.

Saç Dökülmesini Engeller: Ananas içerdiği yüksek derecedeki C vitamini yardımıyla saç dökülmesine engel olur. Ananas suda çözülebilen zengin bir vitamin kaynağıdır. Taze olarak içilen ananas suyu dökülen saç problemine yardımcı olabilir. Ayrıca saç köklerini besler.

ANANASIN KALORİSİ VE BESİN DEĞERLERİ

100 gram kabuğu soyulmuş ananas;
50 kalori
5 gram protein
8 gram şeker
4 gram besin lifi (günlük ihtiyacın %6'sı)
58 IU A vitamini (günlük ihtiyacın %1'i)
8 mg C vitamini (günlük ihtiyacın %80'i)
7 mcg K vitamini (günlük ihtiyacın %1'i)
1 mg B1 vitamini (günlük ihtiyacın %5'i)
5 mg B3 vitamini (günlük ihtiyacın %2'si)
1 mg B6 vitamini (günlük ihtiyacın %6'sı)
18 mcg folat (günlük ihtiyacın %5'i)
13 mg kalsiyum (günlük ihtiyacın %1'i)
3 mg demir (günlük ihtiyacın %2'si)
12 mg magnezyum (günlük ihtiyacın %3'ü)
8 mg fosfor (günlük ihtiyacın %1'i)
109 mg potasyum (günlük ihtiyacın %3'ü)
1 mg çinko (günlük ihtiyacın %1'i)
1 mg bakır (günlük ihtiyacın %6'sı)
9 mg manganez (günlük ihtiyacın %46'sı) içerir.
100 gram ananasın yaklaşık 86 gramı sudur. Aynı miktarda ananas 17 mg omega 3, 23 mg omega 6 yağ asitleri içerir.

ARMUT / PEAR

Kalp-damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır. Yüksek tansiyonu olanlar ve böbreklerinde sorun yaşayanlar için faydalıdır, Kansızlığa ve kabızlığa iyi gelir; (1 adet küçük Armut = 82 kalori)

Armut:

Mideyi kuvvetlendirip hazmı kolaylaştıran ve kalp çarpıntısını önlediği ifade edilen armudun içinde A, B1, B2, B3, B6 ve C vitaminleri bulunur. Kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı atar. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Böbreklerde kum ve taşlarının dökülmesini sağlar. Kabızlığı önleyerek idrar söktürür. Yüksek tansiyonu düşürüp kanı temizler.


Lif bakımından zengin meyvelerden birisi olan armut, büyükten küçüğe herkesin sevdiği besinlerden biridir. Uzmanlar tarafından, şeker hastalarına sıklıkla önerilen armut, birçok faydaya sahiptir. İşte armut tüketilmesinin vücuda sağladığı faydalar ve neye iyi geldiğine dair ayrıntılar.


Lif bakımından zengin olan armut, A, B ve C vitaminleri açısından çok zengin meyvelerden birisidir. Sodyum, potasyum ve magnezyum kaynaklarına sahip armut, insan vücudu üzerinde önemli sayılabilecek faydalara sahiptir.


Armudun Faydaları Nelerdir?


- Uzmanlar tarafından diyabet hastalarına önerilir. Armut, vücudun şeker oranının dengede tutulmasını sağlar. Şeker hastalığıyla mücadele amacıyla tercih edilebilir.



- Son dönemlerde artan göğüs kanserine karşı önleyici yapıdadır. Araştırmalarda, armut meyvesinin göğüs kanserini önlediği ortaya çıkarılmıştır.


- Kalp rahatsızlıkları için tercih edilebilir. Armut, tıkalı damarların açılmasını sağlar. Bu sayede kalp rahatsızlıklarının tedavisinde önemli bir yere sahiptir.

- İçeriğindeki bakır ve B vitaminleri sayesinde, yorgunluğu minimum seviyeye indirir. Uyku düzenini sağlayıcıdır.

- Hamile kişilerde uzmanlar tarafından tüketilmesi önerilir.

- Hipertansiyonu engeller. Vücut fonksiyonlarının daha iyi çalışmasını sağlayarak, olası yüksek tansiyonu önleyici etkiye sahiptir.

- Alerji yapma oranı çok düşük olduğundan, bebeklerde kullanımı en uygun meyveler arasında yer alır.

- Kemik erimesi sorunlarının tedavisi için destek amaçlı armut tüketimi sıklaştırılabilir. Kemiklerin erimesini engelleyici özellikleri bulunur.

Armut Neye İyi Gelir?

Vücuda sağladığı faydalarla öne çıkan armut, birçok hastalığa iyi gelir. Armut özellikle kanser önleyici etkisiyle öne çıkar.

Yüksek Kan Basıncını Engeller

Çok sayıda rahatsızlığa neden olan yüksek kan basıncının önlenmesi için armut tüketimine başlanabilir.

Kansere Karşı Korur

Armut, en önemli kanser önleyiciler arasında yer alır. Kanseri önleyici olmasının yanında, kanser oluşumunun önüne geçer

Enerji Verir

Armut, doğal olan enerji besinlerinden biridir. Tüketimi sonrasında vücutta dinçlik sağlanabilir. Haftada en az 3 kez tüketilmesi, enerji açısından fayda sağlar.

Kabızlığa İyi Gelir

Armut meyvesinin en önemli faydalarından birisi, kabızlık giderici olmasıdır. Kabızlık karşıtı olması nedeniyle, doktorlar tarafından küçükten büyüye birçok kişiye tavsiye edilebilir.

Ateş Düşürücüdür

Armut meyvesinin diğer önemli faydası, ateş düşürücü etkisidir. Doktorlar tarafından bu amaçla önerildiğinde tüketilebilir.

Armut Nasıl Tüketilir?

Armut tüketimi, dikkatle yapılmalıdır. Bebeklerde püre haline getirilerek yedirilebilir. Bebeklerde armut tüketmeden önce mutlaka uzman görüşüne başvurulmalıdır. Armut tüketiminde dikkat edilmesi gereken nokta, aşırı şekilde tüketilmemesi denilebilir.

Aşırı şekilde tüketildiği zaman ishal etkisi gösterebilir. Mideyi tahriş edebilir. İdeal tüketim biçimi haftada 3 kezdir. Armut meyve olduğundan en doğru tüketim şekli, direkt çiğ şekilde alınması olarak belirtilir. Armut çay şeklinde de tüketilebilir.

Armut Zayıflatır mı?

Armut, sindirim sisteminin hızlanmasını sağlamaz, sindirimi düzene sokar. Sindirimin daha sağlıklı şekilde çalışmasına yardımcıdır. Araştırmalara göre armut meyvesinin yağ yakıcı etkileri bulunur. Yağ yakıcı olması nedeniyle, zayıflamak için tercih edilebilir. Uzman diyetisyen görüşü alınarak, armut zayıflatma amacıyla tüketilebilir. Yoğurt veya diğer yiyeceklerle birlikte tüketilebilir.

ÇİLEK / STRAWBERRY

Strese iyi gelir, sakinleştirici etkisi vardır, Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir. Çocuk felci ve ağız-deri yaralarına yol açan virüsleri öldürücü etkisi vardır, Kansere yakalanma riskini azaltır, Mide ve bağırsak zayıflıklarını giderir, Safra kesesi hastalıklarına iyi gelir, Yüksek ateşi düşürür, Dişlere ve diş etlerine iyi gelir, diş taşlarının oluşmasını engeller, Cilde canlılık kazandırır; (100 gr. Çilek = 30 kalori)

Çilek: Çilek, A, B, C vitaminleri, kalsiyum, demir, folik asit, lif ve fosfor gibi mineral maddeleri bol miktarda içerir. Çilek, taze olarak yenmesinin yanı sıra, pastacılık,   reçel, marmelat,  komposto, dondurma,  şıra, şarap, şampanya ve likör yapımında da kullanılmaktadır. Yüksek ateşi düşüren çileğin suyuyla gargara yapılırsa diş taşlarının oluşmasını engeller.

GREYFURT / GRAPEFTUiT

Soğuk algınlığına iyi gelir, Sindirimi uyarır, Diş etlerinin kanamasını azaltır, Kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır, Mide ve pankreas kanserlerine yakalanma riskini azaltır, Tansiyonu dengeler, İdrar sökücü özelliği vardır. Yağlı yemeklerin ardından içilen greyfurt suyu yediklerinizin ağırlığını giderir. (1 adet Greyfurt=50 kalori)

Portakal, Mandalina ve Greyfurt: Bu meyveler kış mevsiminin en belirgin meyveleridir. Turunçgiller ailesinin fertleridir. Sularındaki antioksidanlarla damarları ve kılcal damarları güçlendirirler. Bu şekilde kalbin zarar görmesini engellerler. Vücuttaki ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlarlar. İçerdikleri folik asit sayesinde öksürüğü azaltırlarken, lifleri sayesinde de kolesterolü düşürürler. Bağırsak parazitlerinin dökülmesini sağlarlar. Portakal, mandalina ve greyfurdun içeriğinde bol miktarda A, C ve E vitamini, karbonhidrat, potasyum, folik asit, bioflavin bulunur.

Özellikle kışın, grip gibi hastalıklardan korunmak amacıyla tükettiğimiz greyfurtun ne kadar faydalı olduğuna şaşıracaksınız. Greyfurtun faydalarını okuyun, sağlığınıza ne kadar iyi geleceğini siz de görün! 

Greyfurtu ikiye böldüğünüzde göreceğiniz lifli taneciklerindeki renge göre besin değeri de farklılaşıyor. Yarım orta boy greyfurt yaklaşık 50 kalori içeriyor. Günde yarım greyfurt yerseniz beslenmenizde gerekli olan C vitamini, bazı diyet liflerini, potasyum, folat ve pantetonik asit gibi vitaminleri de tam sağlamış olursunuz. Bu açıdan greyfurt tam bir vitamin deposu!

Kırmızımsı ve pembe renge sahip olan greyfurtlar aşırı derecede A vitamini içeriyor. Yani A vitaminini sağlamak için sadece havuç yemek, aslında doğru bir yaklaşım değildir. Eğer siz beslenmenize küçücük bir greyfurtu eklerseniz çok fazla A vitaminini de sağlamış olursunuz.
Özellikle kırmızı rengi fazla olan greyfurtlar aynen domateste olan karotenoidlerden, likopen denilen antioksidanı fazlasıyla barındırır. Bunun dışında, 150’den fazla bitkisel yararlı kimyasalı içeren greyfurt tam bir ecza dolabıdır diyebiliriz. Özellikle greyfurt suyunun içindeki lifli taneleri ile birlikte hazırladığınızda, yüksek miktarda diyet lifi almış olursunuz. Greyfurt özellikle, çözünür lif olarak bilinen, pektin açısından da zengindir. Pektin, özellikle kolesterolünüzün düşmesinde yardımcıdır. Araştırmalara göre, düzenli greyfurt yiyenlerin kan yağları da yükselmiyor. 

Aslında en önemlisi greyfurtun çok çeşitli ve etkili antioksidanları bol miktarda içermesidir.
Greyfurt, glisemik indeksinin düşük olması, yüksek oranda diyet lifi içermesi, düşük kalorili oluşu ve kandaki ensülin düzeyini düzenlemesi nedeniyle de kilo vermek isteyenlerin diyetlerinde mutlaka bulunmalı. Fakat bu kadar yararı bulunan greyfurt yemenin, riskleri de söz konusudur. Örneğin, fazla miktarlarda greyfurt suyu içmek kadınlarda göğüs/meme kanseri riskini arttırır. İçerdiği bazı enzimler sayesinde düzenli ilaç kullananlarda ilacın etkisini bozar. Özellikle tansiyon ilacı kullananların, greyfurttan uzak durması gereklidir.

Greyfurtun içerdiği antioksidanların çeşitli hastalıklara karşı koruyucu olduğu,  bilimsel çalışmalarla desteklenmiş. Araştırmalara göre greyfurt kolon ile akciğer kanserinden koruyor, kalp hastalıklarını önlüyor. Astımda, akciğerin fonksiyonel çalışmasını artırıyor. Karaciğer enzimlerinin çalışmasında da hızlandırıcı etkisi var.

http://tabiatvesaglik.blogspot.com/search/label/Greyfurtun%20Faydalar%C4%B1