Tropikal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tropikal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

PAPAYA / CARICA / PAPAW / PAWPAW

Anavatanı Meksika olan papaya meyvesi potasyum ve A, C vitaminleri açısından zengin bir meyvedir. Türkiye'de Muğla'nın Datça ilçesinde yetişen ve tropikal bir meyve olan papaya meyvesinin faydalarına inanamayacaksınız. Görüntüsü kavuna benzese de tadı balkabağını andırır. Bağışıklık dostu olan papaya meyvesi zengin lif içeriği sayesinde sindirim sistemini düzenlemede önemli bir rol oynuyor.

Corona virüs ile mücadele ettiğimiz bu dönemde bağışıklık sisteminizi koruyarak, vücudumuzu virüslere karşı koruyan papaya meyvesi evlerde saksılarda da yetiştirilebilir.

Şifalı egzotik bir meyve olan papaya vücudu ve bağışıklığı güçlendirme açısında büyük önem taşıyor. Carica papaya adlı ağaçtan elde edilen bir meyve olan papaya kozmetik alanında da kullanılıyor. Uzun süre tokluk sağlamasından dolayı ara öğünlerde ya da diyet beslenmesinde papaya tüketebilirsiniz.

Papaya, tatlı, sulu tadıyla bilinen dünyanın en popüler yiyecekleri arasındadır. Tüm dünyada yetiştirilir ve özellikle tropikal ve alt tropikal bölgelerde popülerdir. Günümüzde Asya yemekleri ile daha sık ilişkili olmasına rağmen, papaya aslında Amerika’ya özgüdür. Papaya, sindirime, kilo vermeye, bağışıklığı ve kalp sağlığını iyileştirmeye yardımcı olan besinsel faydalarla doludur. Papaya zengin antioksidan karotenler, flavonoidler ve aynı besin C vitamini, yanı sıra bazı B vitaminleri (folat ve pantotenik asit). Aynı zamanda iyi bir lif ve magnezyum gibi mineral kaynağıdır.

Papaya

Güney Meksika ve Orta Avrupa topraklarında yetişen papaya, çalı ya da bodur ağaç gibi görünen papaya ağacı meyvesidir.

Carica papaya adlı ağaçtan elde edilen bu meyve, güneşi ve yağışı çok sevdiği için sadece ılıman iklimlerde görülmektedir. Kurak ve soğuk ülkeler, papaya için elverişsizdir.

Hem meyve hem de sebze olarak tüketilebilen papaya, olgun ve ham halinde de sofralara konuk olmaktadır.

Olgunken çiğ şekilde, ham halinde de pişirilip tüketilen papaya sağlık için birçok faydayı barındırmaktadır.

Bir çeşit kavun ağacının meyvesi olarak bilinen papaya ‘’meleklerin meyvesi’’ adıyla da tanınmaktadır. Bu tanımlamayı Christopher Columbus yapmıştır ve hala bu isimle anılmaktadır.
Dış görünüşü itibariyle bal kabağını andıran papaya, kokusu ile de kavunu hatırlatır.

Meksika, Hawai ve Tayland papayası olmak üzere 3 farklı türü yaygın şekilde yetiştirilmektedir.
En verimli türü Meksika papayasıdır ve bu tür 50 cm uzunluğuna kadar büyüyebilir.
Gıda alanında ve kozmetik alanında kullanılan papaya, sağlık için sayısız şifalara sahiptir.

Papayanın Faydaları

* Yağ açısından zengin olan gıdaların sindirimini geliştirir ve böylece iltihaplanmayı ve sıvı tutulumunu azaltır ve aynı zamanda önler.

* Şeker hastalığınız varsa, papaya yemek sadece atıştırma arzunuzu önlemekle kalmaz, aynı zamanda kandaki kötü kolesterolün (LDL) azaltılmasını da kolaylaştırır.

* Bağışıklık sistemini geliştirir.

* Papaya kan şekeri düzeylerini değiştirmez.

* Papaya, güçlü bir antioksidan olan bol miktarda C vitamini içerir. Ayrıca yara iyileşmesine yardımcı olur, oksidatif stres nedeniyle kanser riskini azaltabilir ve soğuk algınlığı ve öksürük gibi yaygın rahatsızlıklarla mücadele etmek için bağışıklığınızı artırır.

* Papaya ayrıca A vitamini ve fosfor, demir, potasyum, bakır, manganez, kalsiyum ve magnezyum gibi minerallerle doludur. Sağlıklı görme için A vitamini, iyi bir kalp sağlığı için de fosfor vücut için vazgeçilmezdir.

* P vitamini olarak da bilinen biyoflavonoidler, doğanın değiştiricileri olarak çalışan ve vücuttaki biyolojik değişikliklere cevap veren yarı temel besinlerdir. Papaya’daki biyoflavonoidler, vücudun virüslere, kanserojenlere ve alerjenlere reaksiyonunu değiştirir, böylece zararlı ve yaşamı tehdit eden hastalıklardan korur.

* Kalp ve damar sağlığı için iyidir.  Çok fazla kolesterol birikimi, kalp krizi ve hipertansiyon gibi çeşitli kalp hastalıklarına yol açabilir. Papaya, arterlerinizde kolesterol birikmesini önleyen lif, C vitamini ve antioksidan bakımından zengindir.

*  Kilo vermeyle yardımcı olur. Papaya sizi tok tutar. Kilo vermek isteyenlerin diyetlerinde papaya mutlaka bulunmalıdır, çünkü kalorisi çok düşüktür. Papaya’daki lif içeriği kendinizi tok hissetmenizi sağlar ve aynı zamanda bağırsak hareketinizi düzenleyerek ve kilo vermenizi kolaylaştırır.

* Papaya, hazımsızlık, huzursuz bağırsak sendromu, kabızlık ve mide ekşimesi gibi sindirim problemlerini tedavi etmek için popüler bir doğal ilaçtır. Yapılan bir çalışmada, papaya tüketiminin sindirim sisteminin korunmasına ve sindirim sorunlarının hafifletilmesine yardımcı olduğu bulundu.

* Papayalar bağırsak solucanlarını öldürmek için etkilidir , böylece bunlarla ilişkili enfeksiyonlardan ve komplikasyonlardan korur.

* Papaya, diyet lifi için harika bir kaynaktır. Bu besin, kolon kanserine neden olabilecek toksinleri emer ve bağırsak hareketleri yoluyla vücuttan atar. Papaya gibi meyve ve sebzelerden elde edilen lifler, vücudunuzdaki yararlı mikroorganizmaları besleyebilir. Zengin lif içeriği nedeniyle, papaya sindirime yardımcı olur ve cildinize güzel bir parlaklık verir.

Fazla Tüketmek Zararlı mı?

Aşırı papaya tüketimi tıpkı havuçta olduğu gibi beta karoten fazlalığından alerjiye yol açabilmektedir.

Olgunlaşmamış papaya meyvelerinin içerdiği lateks konsantrasyonu yüzünden rahim kasılmalarına ve düşük tehlikesine neden olabileceği iddia edilmektedir. Bunun yanında fareler ve maymunlar üzerinde yapılan deneylerde papaya tohumu ekstresinin aşırı dozajının doğum kontrol hapı gibi etki gösterip, hamile kalmayı engellediği, düşük dozunun ise doğmamış çocuklara herhangi bir zararının olmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple hamilelerin dikkatli kullanması gerekir.

Papayanın meyveleri, yaprakları, tohumları vs. parçaları vücuttan asalak solucanları ortadan kaldıran, parazit önleyici antihelmintik alkoloit içerir. Düşük dozlarda bunun herhangi bir zararı olmazsa da aşırı yüksek dozlarda tehlikeli olabilir.

EJDER MEYVESİ / PITAYA / DRAGON FRUIT


Ejder meyvesi

Ülkemizde son zamanlarda popüler olan bu tropikal meyve birçok farklı isimle anılmaktadır. Kaktüs ailesinden olduğu bilinen ejder meyvesi Çin, Endonezya ve Vietnam gibi ülkelerde çok fazla tüketilen ejder meyvesi ekşi ve ferahlatıcı bir tada sahiptir. Ülkemizde Mersinde üretimine başlanan bu meyve eski tarihlerde alternatif tıpta kullanılmaktaydı.

Dış kısmı sert yapılı olan ejder meyvesi tüketim şekliyle ananasa çok benzemektedir. Ülkemizde az miktarda üretilmesine rağmen oldukça ilgi gören bu meyve dikkatleri özellikle görüntüsüyle üzerine çekmektedir. Eski çağlarda yaşayan Kızılderililer tarafından enerji kaynağı olarak görülen bu meyvenin kalorisi de oldukça düşüktür ve içerisinde çokça vitamin barındırır.

Ejder Meyvesinin Faydaları

Soğuk tüketilmesi tavsiye edilen ejder meyvesi vücudun C vitamini ihtiyacının yüzde 85'ini karşılamaktadır. Bağışıklık sistemini desteklemesi ve güçlendirmesi ile vücudu hastalıklara karşı yüksek oranda korur ve direnç arttırır.

Cilde faydalıdır!

İçi bol sulu olan bu meyve vücudun sıvı oranını arttırdığından cildin de daha nemli olmasını sağlamaktadır.

Yüksek lif kaynağı!

Diyet yapan kişilere uzmanlar tarafından önerilen bu besin uzun süre tokluk hissi sağlar ve vücuda enerji verdiğinden zayıflamak isteyen kişiler tarafından bolca tüketilir.

Diyabet hastaları tüketebilir mi?

Diyabet yani şeker hastalarının rahatlıkla tüketebileceği bir besin olarak bilinmektedir çünkü ejder meyvesinin içerisinde oldukça az oranda şeker bulunur. Asidik özelliğinden dolayı ise kandaki basıncı dengelemeyi sağlar.

Kalp sağlığına faydalı!

Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisiyle ejder meyvesi, damarların tıkanmasını engeller ve kalbi yüksek oranda korur.

Kalsiyum ihtiyacı için!

Ejder meyvesinin en önemli özelliği ise kalsiyum ihtiyacını yüksek oranda karşılıyor olmasıdır. Bir adet ejder meyvesi günlük ihtiyaç duyulan kalsiyum oranının yüzde 70'ini karşılamaktadır.

Göz sağlığına faydalı!

Göz içindeki sıvı oranını dengeleyen ejder meyvesi gözün içerisindeki sıvı oranını dengelediği için katarak oluşumuna engel olmaktadır.

Beyin hastalıklarından koruyor!

İleri yaşlarda görülen Alzheimer (unutkanlık) hastalığına engel olmakta ve diğer beyin hastalıklarından korunmayı sağlamaktadır.
Antioksidan kaynağı!

Antioksidan içeriğinden kaynaklı olarak bağırsaklardaki besin atıklarının birikmesinin önüne geçer ve kabızlık sorununa çare olur.

Kanser hastalığına karşı!

Ejder meyvesi hakkında yapılan araştırmaların sonucunda bu meyvenin özellikle kolon kanserine karşı koruyucu olduğu ve antikanser özelliğe sahip olduğu kanıtlanmıştır. Bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden dolayı kanser hastalarının doktorlarına danıştıktan sonra tüketmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Ancak bu tip önemli rahatsızlıklara sahip olan kişiler mutlaka doktor kontrolünde olmalı ve yedikleri her şeyi danışmalılardır. Pitaya adıyla da anılan meyve sindirim sürecine de önemli oranda yardımcı olmaktadır.

ANANAS / PiNEAPPLE

Bakteri ve parazitlerle savaşmaya yarar, Sindirimi kolaylaştırır, İltihaplanma riskini azaltmada ve yaraların hızla iyileşmesini sağlamada etkilidir. (1 kalın dilim Ananas=43 kalori)

İçeriğinde A ve C vitamini ile potasyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfor bulunur. Bakteri ve parazitlerle savaşmakta çok etkili bir meyvedir. İltihaplanma riskini azaltır. Yaraların hızla iyileşmesini sağlar.


Ananas, tropik lezzeti ile herkesin sevdiği farklı bir meyvedir. Vücudumuza faydaları saymakla bitmeyen ananas, özellikle diyet yapanların kahvaltılarına eşlik eden, tatlı krizlerini bastıran, C vitamini deposu bir besindir. Ananas ayrıca bromelain bakımından zengindir. Bu madde, proteinin faydalarından yararlanmaya yardımcı olan bir enzimdir. Bromelain kanser hücreleri ile, fluoroürasil-S'den daha iyi savaşır. Floroürasil-S son zamanlarda kanseri tedavi etmek için kullanılan maddedir. Bu bakımdan ananasın kanser hücreleri ile savaşan muhteşem bir besin olduğunu söyleyebiliriz. İşte anasın faydaları ve ananas hakkında bilinmesi gerekenler...

ANANASIN FAYDALARI

Ananas Serbest Radikalleri Önler: Ananas çok zengin bir antioksidan kaynağıdır. Bu serbest radikaller kanser ve kalp hastalıklarına neden olurlar. Antioksidan özelliği sayesinde vücutta dolaşan serbest radikalleri önler ve hücrelerin yenilenmesine yardımcı olurlar.

Ananas Soğuk Algınlıklarına İyi Gelir: Ananas bol miktarda C vitamini ve bromelain içerdiğinden dolayı mikrobik enfeksiyonlara karşı çok etkilidir. Bunun yanında ilaç tedavilerine yardımcı olur, özellikle öksürüğe karşı etkilidir.

Güçlü Kemikler İçin Ananas: Zengin miktarda içerdiği manganez, kemik ve bağ dokularını kuvvetlendirir. Günlük bir fincan ananas tüketimi vücudumuza ortalama %73 manganez sağlar.

Sağlıklı Dişler İçin Ananas: Ananasın diş sağlığı için de önemli bir besin maddesi olduğu bilinmektedir. İçerdiği zengin besin kaynaklarıyla diş minelerini güçlendirir ve çürümeyi önler.

Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta): Makula Dejenerasyonu bir göz problemidir. Genelde yaşlanmayla ve sigara kullanımına bağlı olarak ortaya çıkar. Ananasın içerdiği zengin miktardaki beta karoten bu sorunun çözülmesine önemli ölçüde yardımcı olur ve göz sağlığını korur.

Sinüzit, Boğaz Ağrısı, Gut ve Şişkinliklere İyi Gelir: Ananas özellikle sinüziti önleyen bromelain maddesi açısından çok zengin bir meyvedir. Bu madde yardımıyla sinüzitin tedavisinde etkilidir. Bunun yanında gut, boğaz ağrısı ve şişliklere iyi gelir.

Ananas Kanserden Korur: Kanser hastalıklarına neden olan serbest radikalleri engellediğini söylemiştik ama bununla yetinmez ayrıca hücreleri, kanser hücrelerine karşı kuvvetlendirir ve hasar gören hücreleri tedavi eder.


Ananas Kalp Sağlığını Korur: Kalp sağlığı için en önemli gıdalar arasındadır. Kalp sağlığını tehdit eden serbest radikallere engel olması yanında kolesterol seviyesini düzenler. Antioksidan özelliğinden dolayı damar hastalıklarından da korur.


Bağışıklık Sistemini Kuvvetlendirir: Ananas içerdiği bol miktarda C vitamini yardımıyla bağışıklık sisteminin en önemli destekçilerinden bir tanesidir. Bağışıklık sistemini güçlendirerek genel anlamda bütün organların sağlıklı bir şekilde görevlerini yerine getirmesine yardımcı olur.


Ananas Sindirim Sistemine Faydalıdır: Genel anlamda diyet lifleri içeren bütün besinler sindirim sistemi sağlığına ciddi anlamda katkı sağlarlar. Ananas da bol miktarda diyet lifi içermektedir, bunun yanında sindirim sisteminin fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirmesi ve olası hastalıklardan korunması için, Bromelian ve C vitamine ile ayrıca destek olur.


Bronşit Hastalığına İyi Gelir: Birçok özelliği dışında ananas anti-inflamatuar özellikleri ile bilinir. Genellikle bronşit hastalığı yüzünden ortaya çıkan bronş iltihabını azaltmaya katkı sağlar.


Hipertansiyonu Önler: Hipertansiyon problemlerinin çözümüne yardımcı olur. Genelde hipertansiyon hastaları için ananas diyeti önerilmektedir. Potasyumu yüksek miktarda olan ananas aynı zamanda kan basıncının dengelenmesine yardımcı olur.


Bağırsak kurtlarını Döker: Ananas bir sindirim enzimi olan bromelain içermektedir. Bu özelliğinden dolayı bazı bağırsak kurdu ve parazitlerini dökmede önemli rol oynar.


Cilt Sağlığı İçin Ananas: Günlük olarak tüketilen bir miktar ananas birçok hastalıktan korunmanın yanında cilt sağlığımız açısından da çok önemlidir. İçerdiği besinler yardımıyla ve antioksidan özelliği ile deride meydana gelen enfeksiyonları önler. Akne problemine karşı etkilidir. Cildi güçlendirici özelliği vardır. Zengin C vitamini içerdiği için cildin yaşlanmasını geciktirir. Hücrelerin ve dokuların yenilenmesini sağlar. Özellikle göz kenarlarındaki sorunlar için bir miktar ananas suyunu 10 dakika boyunca bu kısıma uygulayabilirsiniz. Ayrıca çatlaklar ve kuruma için faydalıdır.

Saç Dökülmesini Engeller: Ananas içerdiği yüksek derecedeki C vitamini yardımıyla saç dökülmesine engel olur. Ananas suda çözülebilen zengin bir vitamin kaynağıdır. Taze olarak içilen ananas suyu dökülen saç problemine yardımcı olabilir. Ayrıca saç köklerini besler.

ANANASIN KALORİSİ VE BESİN DEĞERLERİ

100 gram kabuğu soyulmuş ananas;
50 kalori
5 gram protein
8 gram şeker
4 gram besin lifi (günlük ihtiyacın %6'sı)
58 IU A vitamini (günlük ihtiyacın %1'i)
8 mg C vitamini (günlük ihtiyacın %80'i)
7 mcg K vitamini (günlük ihtiyacın %1'i)
1 mg B1 vitamini (günlük ihtiyacın %5'i)
5 mg B3 vitamini (günlük ihtiyacın %2'si)
1 mg B6 vitamini (günlük ihtiyacın %6'sı)
18 mcg folat (günlük ihtiyacın %5'i)
13 mg kalsiyum (günlük ihtiyacın %1'i)
3 mg demir (günlük ihtiyacın %2'si)
12 mg magnezyum (günlük ihtiyacın %3'ü)
8 mg fosfor (günlük ihtiyacın %1'i)
109 mg potasyum (günlük ihtiyacın %3'ü)
1 mg çinko (günlük ihtiyacın %1'i)
1 mg bakır (günlük ihtiyacın %6'sı)
9 mg manganez (günlük ihtiyacın %46'sı) içerir.
100 gram ananasın yaklaşık 86 gramı sudur. Aynı miktarda ananas 17 mg omega 3, 23 mg omega 6 yağ asitleri içerir.