Kansere kabuklu koruma

Bereketin simgesi nar sağlığa sağlık katıyor. Kurutularak tüketilecek kabuğu ise meme, prostat, yemek borusu ve cilt kanserine karşı koruyor.

Kış meyvesi nar hem kokusu hem de tadı ile şifa veriyor. Faydaları saymakla bitmeyen narın kabuğu da her derde deva oluyor. Nar kabuğu özellikle kanser hastalığıyla mücadele ediyor. "Narın içini yedikten sonra dışını kesinlikle atmayın" diyen uzmanlar, kabuğunda bulunan değerli bileşiklerin önemli olduğunu ve hastalıklara karşı koruduğuna dikkat çekiyor. Bağışıklık sistemini güçlendiren narın aynı zamanda kalbe de iyi geldiğini vurgulayan uzmanlar, damar tıkanıklıklarını geriletme ve tansiyon düşürücü etkilerinin olduğunu da ifade ediyor.

Ülkemizde de bol bol yetişen narın kabuğunun hemen hemen hiç tüketilmediğine dikkat çekilirken, Çin'de son yıllarda yapılan araştırmalar, narın kabuğunun, suyuna göre daha fazla oranda değerli bileşikler içerdiğini gösteriyor.

Nar kabuğu içinde bulunan 'ellagik asit', başta meme kanseri olmak üzere hemen hemen tüm kanser türlerini hem önleyici hem de iyileştirici faydalar sağlıyor. Öte yandan yapılan araştırmalar, nar kabuğunun kötü huylu kolesterolü azalttığını, beta hücrelerini artırarak diyabet, kalp-damar hastalarına da iyi geldiğini gösterdi. Uzmanlar, "Nar kabuğundaki antioksidan, kanser düşmanıdır. Çalışmalar meme, yemek borusu, cilt, bağırsak, prostat ve pankreas kanserlerini önlediğini göstermiştir" diyor.

HÜCRE HASARLARINI AZALTAN MEYVELER


Bazı meyvelerde bulunan bir maddenin, kalp krizi ya da felçten sonra hücre hasarını azaltabileceği belirlendi.

İngiliz bilim adamları, kalp krizi ya da felç geçiren farelere üzüm, çilek ve ananas gibi meyvelerde bulunan dimetil malonat maddesini enjekte etti.

Bu farelerde iskemiye (dokulara kan sağlayan damarların, bir pıhtı veya mekanik etkenle tıkanması sonucu doku beslenmesinin bozulması) bağlı hücre hasarlarında azalma görüldü.

Bilim adamlarından Edward T. Chouchani, araştırma sonuçlarının iskemi nedeniyle meydana gelen hücre yaralanmalarının azaltılması için yeni tedavi yöntemlerine ışık tuttuğunu belirterek bazı meyvelerde bulunan bu maddenin klinik araştırmalarda da insanlar üzerindeki etkisinin incelenebileceğini vurguladı.

Araştırmanın sonuçları "Nature" dergisinde yayımlandı.

SÜPER MEYVE NORVEÇ BÖĞÜRTLENİ

Sonbahar aylarının grip ya da nezlenin en fazla yaygınlaştığı dönem olduğuna dikkat çeken uzmanlar, insanların, geçiş dönemi olan sonbaharda vücudunu soğuk kış aylarına hazırlaması gerektiğini ifade ediyorlar. İnsan vücudunun sebzeden meyveye, etten süte, kuru baklagillerden yağa ve ekmeğe kadar bütün besin gruplarına ihtiyacı bulunduğunu, ancak, içinde bulunduğumuz sonbahar aylarında bazı gıdalara daha fazla önem verilmesi gerektiğine işaret ediyorlar. Uzmanlar, soğuk havalarda tüketilmesi şart olan gıdaların başında antioksidan özelliği ile öne çıkan, vitamin ve mineral açısından zengin meyveleri öneriyorlar.

Süper Meyveler Soğuk Havalarda Sağlığımızı Koruyor. Bizi Güzelleştiriyor!

Devir, süper meyvelerin devri; besin değeri yüksek ve antioksidan açısından çok zengin olan bu meyveler sağlığımızı koruyor, bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiriyor, bizi güzelleştiriyor, daha zinde hissetmemizi sağlıyor. İç hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya sağlık ve güzelliğin doğal kaynağı  “Süper Meyveler” için  “Sağlığımıza ve güzelliğimize özen gösterdikçe  sağlıklı bir geleceğin temeli olan sebze ve meyveler, organik gıdalar tartışmasızca hayatımızda yerini alıyor.” diyor ve “Süper Meyveler” ile ilgili bilgi veriyor. 

Günümüzde süper meyvelerin kanıtlanmış koruma özellikleri,  kullanım ve uygulamadaki çok yönlülükleri bu